Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 117

I. Koşulları

B.  Borçlunun temerrüdü

I.   Koşulları

Madde 117 - Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.

Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.

I-) 818 Sayılı Borçlar Kanunu:

(B) Borçlunun Temerrüdü

I - Şartlar

Madde 101 - Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtariyle, mütemerrit olur.

Borcun ifa edileceği gün müttefikan tâyin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen bir ihbarda bulunmak suretiyle tesbit etmiş ise, mücerret bugünün hitamı ile borçlu mütemerrit olur.

II-) Madde Gerekçesi:

Madde 116 - 818 sayılı Borçlar Kanununun 101 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 116 ncı maddesinde, borçlunun temerrüdünün koşulları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 101 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Borçlunun Temerrüdü / I. Şartlar” şeklindeki ibareler, Tasarıda “B. Borçlunun temerrüdü / I. Koşulları” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

III-) Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi:

Tasarının 116 ncı maddesinin ikinci fıkrası, haksız fiilden ve sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan borçlarda, faizin başlangıç tarihi bakımından da özel bir önem taşıyan temerrüt sorununun, içtihat ve doktrine uygun olarak norm düzeyinde çözüme bağlanması amacıyla değiştirilmiş ve madde teselsül nedeniyle 117 nci madde olarak kabul edilmiştir. Yapılan değişiklikle, sözleşme sorumluluğuna dayanan, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan tazminat alacaklarında da temerrüdün, sözleşmeye aykırılık fiilinin gerçekleştiği tarihte oluşacağı açıktır (Tasarı 113/II, 818 sayılı BK m. 98/II).

Not: Tasarının 116. maddesinin son fıkrası Hükümetin teklif ettiği metinde şu şekilde kaleme alınmıştı:

“Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş olur.”

IV-) Kaynak İsviçre Borçlar Kanunu:

1-) OR:

B. Verzug des Schuldners

I. Voraussetzung

Art. 102

1 Ist eine Verbindlichkeit fällig, so wird der Schuldner durch Mahnung des Gläubigers in Verzug gesetzt.

2 Wurde für die Erfüllung ein bestimmter Verfalltag verabredet, oder ergibt sich ein solcher infolge einer vorbehaltenen und gehörig vorgenommenen Kündigung, so kommt der Schuldner schon mit Ablauf dieses Tages in Verzug.

2-) CO:

B. Demeure du débiteur

I. Conditions

Art. 102

1 Le débiteur d’une obligation exigible est mis en demeure par l’interpellation du créancier.

2 Lorsque le jour de l’exécution a été déterminé d’un commun accord, ou fixé par l’une des parties en vertu d’un droit à elle réservé et au moyen d’un avertissement régulier, le débiteur est mis en demeure par la seule expiration de ce jour.

V-) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları:

1-) YİBK, T: 09.05.1956, E: 11, K: 5 sayılı kararından:

…3667 sayılı kanun vaz’ıyet tarihinden bir sene sonra Hazineye malike gayrimenkulünün rayiç bedelini ödemek mükellefiyetini tahmil etmiş bulunmaktadır. Bu mükellefiyet haksız fiil mahiyetinde olmayıp zikri geçen kanundan doğan bir borçtur. Vaz’ıyet tarihinden itibaren bir sene içinde ika ettiği zararı da ödeyerek ayrıca mütemerrit hale konulmasına lüzum olmadan her zaman malını sahibine iade ile mükellef bulunan Hazinenin bu mükellefiyeti hasbelkanun rayiç bedele inkilâp edince o tarihten itibaren bedeli eda hususundaki kanuni vecibesini ifa etmemiş bulunan Hazinenin mütemerrit bulunduğunun kabulü lazım gelir.
Netice; 3667 sayılı kanun gereğince Hazinece bir gayrimenkulün malikine bu kanunda tesbit edilen bedelinin ödenmesi iktiza eden hallerde Hazinece bedeli ödeme mükellefiyetinin doğduğu tarihten itibaren temerrüt faizinin işlemeğe başladığının kabulü icabettiğine birinci müzakerede müzakereye iştirak edenlerin sülüsan ekseriyetiyle 9/5/1956 tarihinde karar verildi.
(RG. 10.08.1956; S: 9378).

2-) YİBK, T: 25.12.2019, E: 2019/1, K: 2019/8 sayılı kararından:

… TBK’nin 117/2 maddesi gereğince borcun ifa edileceği gün; birlikte tespit edilmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlenmişse ayrıca ihtara gerek olmadan borçlu temerrüde düşmüş olur. Başka bir deyişle borçlu ifayı belirli bir vadede yapmakla yükümlüyse temerrüt için ihtarda bulunmaya gerek bulunmamaktadır. … Yukarıda bahsedildiği üzere, temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir bono düzenleyip lehtara vermesiyle taraflar arasında kambiyo hukukuna dayalı ikinci bir borç ilişkisi doğar. İşte bono üzerinde yer alan ve TTK’nin 749. maddesi ile düzenlenen vade, taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin vadesi değil, kambiyo hukukuna dayalı borç ilişkisinin vadesidir. Zira zamanaşımına uğrayarak kambiyo senedi vasfı kaybedildikten sonra bonodaki vade tarihinin, taraflar arasındaki temel ilişki kapsamında birlikte tespit edildiğinden veya taraflardan biri tarafından kendisine tanınmış olan ihbarda bulunmak suretiyle belirlendiğinden bahsedilemeyecektir. O halde temel ilişkiye dayanılarak yapılan bir takip veya açılan bir davada zamanaşımına uğrayan ve bu nedenle kambiyo senedi vasfını kaybederek (yazılı) delil başlangıcına dönüşen bonodaki vade tarihi, TBK’nin 117/2 maddesi ile belirlenen temerrüt için ihtara gerek olmayan durumlar kapsamında olmadığından, borçlunun temerrüde düşürülmesi için TBK’nin 117/1 maddesi gereğince ihtar gereklidir. IV-SONUÇ: Zamanaşımına uğrayan ve bu nedenle kambiyo senedi vasfını kaybederek (yazılı) delil başlangıcına dönüşen bonodaki vade tarihinin; temel ilişkiye dayanılarak yapılan bir takip veya açılan bir davada temerrüde esas alınamayacağına … karar verilmiştir. (RG. 14.07.2020; S: 31185).


Copyright © 2017 - 2021 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.
X