2-) CO:
2. Obligations de faire et de ne pas faire
Art. 98
1 S’il s’agit d’une obligation de faire, le créancier peut se faire autoriser à l’exécution aux frais du débiteur; toute action en dommages-intérêts demeure réservée.
2 Celui qui contrevient à une obligation de ne pas faire doit des dommages-intérêts par le seul fait de la contravention.
3 Le créancier a, en outre, le droit d’exiger que ce qui a été fait en contravention de l’engagement soit supprimé; il peut se faire autoriser à opérer cette suppression aux frais du débiteur.
V-) Yargı Kararları:
1-) Y. 15. HD, T: 15.01.2019, E: 2018/4828, K: 2019/155:
“… Dava; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı işler bedeli ile yapı kullanma izin belgesi masraflarının tahsili için, sözleşmede yükleniciye bırakılan, 13 numaralı bağımsız bölümün satışına (nama ifaya) yetki ve izin verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüyle, davacılara ait bağımsız bölümlerdeki eksik ve kusurlu işlerin bedellerine karşılık toplam 14.600,00 TL, ortak alanlardaki eksik ve kusurlu işlerin bedeli için 36.100,00 TL ve iskân masrafları için taleple bağlı kalınarak 8.000,00 TL olmak üzere toplam 58.700,00 TL’nin, 02.09.2008 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı yükleniciden tahsiline, işlerin davalı namına ifası için paylaşımda yükleniciye isabet eden 13 numaralı bağımsız bölümün satışına izin verilmesine karar verilmiş, davalının temyizi üzerine hüküm, Dairemizin 2012/6281 Esas, 2013/869 Karar sayılı kararıyla; bağımsız bölümün satışıyla yapılacak işlerin nicelik ve nitelik olarak dökümünün kararda gösterilmemesi, en son durum itibariyle iskan izni alınması için oluşan müktesep hakka göre karar verilmesi, eksik ve kusurların bedelinin davalıdan tahsili yanında, bedelin tahsilinin satılacak taşınmazdan karşılanmasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçeleriyle bozulmuştur. …
Mahkemece ikinci bozmaya uyularak verilen kararda da; satışa izin talebi hakkaniyete uygun görülmeyip tekrar reddedilerek, eksik ve kusurlu işler bedeli davalı tarafça verilen sürede depo edilmediğinden dökümü yapılan işlerin bedelinin davalıdan tahsiline, harcanması için TBK 113 maddesi gereğince davacılara izin verilmesine, eksik işler bedelinden artan olursa davacılar tarafından davalı hesabına bankaya yatırmalarına, davalı ...’in dairesinin satıldığından, talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. …
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. …
Yapma borcu borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde, alacaklı (iş sahibi) gideri borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini hâkimden isteyebilir (TBK 113-BK 97 md.). Hâkim talep üzerine bilirkişi marifetiyle eksik ve ayıplı iş kalemlerini ve bunların tamamlanması giderlerini ve ayrıca yapı kullanma izin belgesi için gereken giderleri saptayıp ifaya izin kararı verir. İzin kararının hüküm fıkrasında eksik ve ayıplı iş kalemlerini, miktarlarını ve giderlerini tek tek gösterir. Eğer sözleşme uyarınca yükleniciye düşen bir bağımsız bölümün satışı suretiyle ifaya izin istenmiş ise, o bağımsız bölümün satışı suretiyle ifaya izin verilmesine ve giderlerin satış bedelinden karşılanmasına hükmedilir.
Somut olayda, davalının eser sözleşmesinden kaynaklanan edimini, sözleşme uyarınca tamamen ifa etmediği toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Mahkemece eksik ve kusurlu işler bedeli bilirkişiye hesaplattırılmıştır. Nama ifaya izin kapsamında yüklenici, verilen sürede saptanan bedeli depo etmemiştir. Satışı istenen bağımsız bölümün değerinin yüksek olması nama ifa amacıyla satışına engel sayılamaz. Hükümde tahsile karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş: 13 numaralı bağımsız bölümün satışına izin verilmesine, satış bedelinden dökümü yapılan tüm masrafların karşılanmasına, bakiyenin yükleniciye ödenmesine, iskân belgesinin alınması için gerekli masrafların ne olduğunun ilgili belediyeden güncellenmiş haliyle sorulması ve hükümde yer verilmesine, davacı ... yönünden de usuli kazanılmış hak nedeniyle bu davacı hakkında da hüküm kurulmasına karar verilmek suretiyle davanın sonuçlandırılmasından ibarettir. …”
2-) Y. 6. HD, T: 19.09.2024, E: 2023/1150, K: 2024/2797:
“… Yerel mahkemece arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı nama ifaya ve satışa izin talepli asıl ve birleşen davalarda, davacı arsa sahiplerinin nama ifaya izin taleplerinin yapı denetim ücreti ile sigorta prim borcu dışındaki masraflar yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, tüm giderlerin 2 numaralı bağımsız bölümün satışı suretiyle karşılanmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararına karşı asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay … ilamı ile, sözleşme uyarınca yapı denetim ücreti ile SGK prim borcundan da yüklenicinin sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek, karar bozulmuş, Yerel Mahkemenin önceki kararında direnmesi üzerine dosya incelenmek üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2022 tarihli, 2019/ (23)6-303 Esas, 2022/180 Karar sayılı ilamıyla, yapı denetim hizmet bedelinden kanunen arsa sahiplerinin sorumlu olduğu, bu bedel dışındaki kalemlerin ifası için 3 no.lu bağımsız bölümün satışına izin verilmesinin yeterli olacağı belirtilerek, direnme kararının değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyulduktan sonra Yerel Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle toplam 69.029,86 TL eksik ve ayıplı işler bedelinin temini için 3 numaralı bağımsız bölümün 75.000,00 TL’den az olmamak üzere satışı için asıl ve birleşen davada davacılara izin ve yetki verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davalı yüklenici vekili temyiz etmiştir. …
2-) Asıl ve birleşen davalar, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı nama ifaya ve satışa izin istemine ilişkindir.
Sözleşmeden kaynaklanan edimlerini süresi içerisinde ifa etmeyerek temerrüde düşen yüklenicinin işi tamamlama olasılığı zayıf ise, iş sahibi, aynen ifayı değil; nama ifa yolunu seçebilir. Eksik kalan işin yüklenicinin nam ve hesabına, iş sahibinin bizzat veya başka yükleniciye tamamlattırılmasına “nama ifa” denir. İş sahibi nama ifa yolunu seçtiğinde, ifada ısrar ettiği anlamı çıkar. Nama ifada yüklenicinin inşaatı tamamlama ediminin bir kısmı, belirlenecek miktarda paraya dönüşmekte, iş sahibi açısından ise, ifa beklentisi aynı kalmaktadır. TBK’nın 113. maddesinde, yapma borcu borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir; her türlü giderim hakkı saklıdır denilmek suretiyle nama ifa ve ifaya izin verilmesi düzenlemiştir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yükleniciye verilmesi gerekip de hâlen arsa sahibi adına kayıtlı bağımsız bölümler varsa nama ifaya izin davası ile birlikte eksik ve kusurların giderilmesi için gerekli masraflara harcanmak üzere yükleniciye ait olan bağımsız bölümlerin satışına izin verilmesi de talep edilmektedir. Bu durumda mahkemece satışına izin talep edilen yükleniciye ait bağımsız bölümlerin değeri ile eksik- kusurlu işler bedelinin hükme en yakın tarihteki piyasa rayiçleri esas alınarak tespit ettirilmesi, yapı kullanma ruhsatı masraflarının da yine hükme en yakın tarih itibariyle belirlenmesi ve bu giderlerin satış bedelinden karşılanmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamaların aksine, gerek satışına izin verilen 3 no.lu bağımsız bölüm değeri gerekse de eksik ve kusurlu işler bedeli ile yapı kullanma ruhsatı masraflarının hesabında, bozma öncesi tanzim edilen ve yaklaşık 10 yıl öncesine ait güncel değerleri yansıtmayan bilirkişi raporunda tespit edilen miktarların esas alınması doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. …”